Tyanalı Apollonios...
AnasayfaMedyaKöşe Yazıları

Tyanalı Apollonios...

KAYDIRIN

< Geri dönün

TYANALI APOLLONİS

Milliyet Gazetesi, 26 Haziran 2022, s. 9.

“Öfke duygusu yatıştırılıp tedavi edilmezse fiziksel bir hastalığa dönüşür.”

Tyanalı Apollonios

Tyana ismini duyunca, acaba Yunanistan’da bir şehir mi diye düşündüm. Ancak bu ismin günümüz Niğde İli’nin, Bor İlçesi’ne bağlı Kemerhisar Beldesi’nin antik dönemdeki adı olduğunu öğrenince, anlaşılan bu topraklar için daha öğrenmemiz gereken çok şeyin var olduğunu anladım.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde “Eserleri ve panteist görüşleri Müslümanlarca tanınan I. yüzyıl Stoacı-Pythagorasçı Grek filozofu” alt başlığı ile tanıtılan Tyanalı Apollonios acaba gerçekten Grek midir yoksa Anadolu’nun içinden çıkan, ancak Grekçe konuşan bir yurttaşımız mıdır?

İyonya Okulu

28 Ağustos 2021 günlü “İyonya Okulu ve Pythagoras” başlıklı yazımda, Pythagoras’ın bir dönem, Sidon’a giderek Moskhos (Magos) soyundan gelen Fenikeli filozoflardan eğitim aldığından bahsetmiştim. Apollonios da aynı yolu takip ederek, on dört yaşında Tarsus’a gidip Fenikeli Euthydemos’un okulunda felsefe, mantık, dil, edebiyat ve hitabet sanatı öğrenimi görür. Pythagoras’ın Sidon’da Magos soyundan gelenlerden eğitim almasından beş yüz yılı aşkın süre sonra Fenikeli bir filozofun, Tarsus’ta okul açıp eğitim vermesi dikkat edilmesi gereken bir husustur. Strabon’un bize aktardığına göre bu dönem Tarsuslular kendilerini yalnızca felsefeye değil, genel olarak eğitime öylesine adamışlardır ki, Atina’yı, İskenderiye’yi, okulu olan ve filozofların ders verdiği her yeri geride bırakmışlardır. Tarsus’taki eğitim sonrası Aigeai’deki (Yumurtalık) Asklepios Tapınağı’nda öğretimine devam eden Apollonios, babası ölünce Tyana’ya döner, bu sırada yirmi yaşındadır. Kendisine kalan mirası erkek kardeşiyle paylaşır, geriye kalanı fakir akrabalarına dağıtır ve Pythagoras’çı sessizlik disiplinine uyarak beş sene boyunca hiç konuşmaz.

Yapılanı değil öğretileni yapmak

Tarsus’taki eğitimi sırasında Pythagoras’ın felsefesi üzerine eğitim veren hocası Euksenos, hayatını Pythagoras felsefesine göre değil, Epikuros’un öğretileri doğrultusunda yaşamaktadır. Bir söyleşi sırasında ona; “Sen kendin gibi yaşıyorsun, ben de Pythagoras’ın uygun gördüğü gibi yaşayacağım.” der. Euksenos, “İlk ne yapacaksın?” diye sorunca şöyle bir cevap verdiği söylenir; “Doktorun önce hastanın midesini temizlemesi gibi, ben de zihnimi sersemleten o kirli etleri yemeyi bırakıp sadece meyve ve sebze yiyeceğim, toprağın yardıma gerek duymadan ürettiği her şey temizdir.”

Muhtemelen on beş yaşlarında bir öğrenci, hocasının öğrettikleri ile yaşamı arasındaki farkı görüp, “Ben senin gibi değil, öğrettiklerin gibi yaşayacağım” diyebilmektedir. Sanırım üzerinden iki bin yıla yakın bir zaman geçmesine karşın Tarsus’taki okulda verilen eğitim günümüzde ne yazık ki çok az ülkede yapılmakta... Günümüz anlayışına göre hangi çocuk hocasının yaşamı ile ilkeleri arasındaki farkı onun yüzüne karşı dile getirip, “Ben senin gibi değil, öğrettiklerin gibi yaşayacağım.” deme gücüne ve öz güvenine sahiptir?

Anadolulu bir düşünür

Apollonios’un, Roma İmparatoru Augustus (MÖ 27 - MS 14) döneminde Tyana’da asil bir ailenin çocuğu olarak doğduğu, İmparator Nerva (MS 96-98) döneminde Efes’te öldüğü söylenmektedir. Ancak daha sonra Arapça’ya “Sırri’l halika / Tabiat’ın Sırları” adıyla çevrilen eserinde kendisinden “Tyana’da oturan kimsesiz (el-yetim)” şeklinde bahsettiği görülür. Yaşadığı dönemde Apollonios, Roma İmparatorluğu için önemli bir kişidir. MS II. yüzyıldan itibaren çok tanrılı Roma inancı için ciddi bir tehlike oluşturmaya başlayan Hıristiyanlığın yayılmasını önlemek amacıyla, Hz. İsa’nın karşısında tanrıların yeryüzündeki temsilcisi ve güçlerinin uygulayıcısı olarak tanıtılmaya çalışılır. Böylesi bir niyetle tanıtılan Apollonios ise gerçekte Pythagoras düşüncelerinin savunucusu, öğretilerini ahlak temelleri üzerine oturtan bir Anadolulu düşünürdür.

Apollonios’un gezileri

Yaşadığı günlerin ulaşım imkânları göz önüne alındığında Apollonios’un bilinen dünyanın hemen her noktasını dolaştığı ve bir süreliğine buralarda ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Tyana’da sürdürdüğü beş yıllık sessizlik boyunca çoğunluğu Pamfilya ve Kilikya olmak üzere şehir şehir gezer ve felsefe üzerinde çalışır. Daha sonra Antakya’da ortaya çıkar, bilge Brahmanlar ile görüşmek üzere Hindistan’a gitmeye karar verir. İran’da Kral Vardanes ve Sofist Skopelianos ile konuşur. Hindistan’da Brahmanlar’ın öğretilerini dinler. Bir süre sonra İyonya’ya döner, birçok kent ve bölgeyi dolaşarak öğretilerini yayar. Atina ve Sparta’ya gider ve özellikle Sparta’nın ahlak reformuna katkı sağlar.

Hiç şüphesiz hayatındaki en önemli duraklardan biri Roma’dır. Peşi sıra İspanya’ya geçer. Baetica Valisi ile buluşur ve sonraki Roma imparatorları Galba, Otho ve Vitellus’un iktidarlarını kısa süre içinde kaybedecekleri kehanetinde bulunur. Sicilya üzerinden Atina’ya döner, kısa bir süre sonra Rodos ve İskenderiye’ye gider. İskenderiye’deyken İmparator Vespasianus kendisini görmek ister. Bu görüşme sırasında, İmparator birlikte oldukları Dion Khrysostomos ve Euphrates’e en iyi politik rejim konusundaki fikirlerini sorar. Sonuçta Apollonios’un görüşlerine katıldığını belirtir. Kendisiyle adalet ve yöneticinin ahlaki yükümlülükleri konusunda konuşmaya devam eder ve Roma’ya gelmesini ister ama isteği kabul görmez. Bu görüşme sonrası Etiyopya’yı ziyaret eder ve İyonya’ya döner.

Günümüze erişen “Mektuplar”

Apollonios’un yaşamını anlatan en önemli kaynak İmparator Septimus Severus’un ikinci eşi olan İmparatoriçe Julia Domna’nın teşviki ve desteğiyle yazar Philostratus’un (170-245) kaleme aldığı, yaşamını anlatan, sekiz kitaptan oluşan eserdir. Bilinen hemen hemen tüm eserleri önce Arapça’ya daha sonraları ise Batı dillerine tercüme edilir ve böylelikle günümüze ulaşması sağlanmış olur. Bu yazımda söz konusu etmek istediğim “Mektuplar” isimli kitap ise onun çeşitli zamanlarda, çeşitli kişilere yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bir dönem İmparator Hadrianus’un da koleksiyonunda bulunan bu mektupların bir bölümü Orta Çağ el yazmalarındaki kopyaları sayesinde günümüze ulaşmıştır. Stoacılık’ın da etkisinde kalarak gerçek faziletin nefsin arzularını dizginlemek olduğuna, ahlakın üstünlüğüne, kadere ve ondan şikâyet edilmemesi gerektiğine inanan filozofun çeşitli kişilere yazdığı mektuplar Cengiz Çevik’in çevirisi ve geniş açıklamaları ile dilimize kazandırılmıştır.

Öğrenilmesi veya öğretilmesi gerekenler

“Bir Pythagorosçıyla yakınlık kuran biri ondan ne öğrenir? Cevabım şu: Devlet adamlığı, geometri, astronomi, aritmetik, armoni, müzik, tıp, tam ve tanrı vergisi kehanet, bunlardan daha yüce ödüller olan ruh, yüce olan zihin, ruh ve davranış üstünlüğü, sarsılmazlık, hoşgörü, tanrılarla ilgili varsayım yanında bilgi, kutsanmış ruhlarla ilgili inanç yanında onlarla yakınlık, tanrılarla ve ruhlarla dostluk, kendine yetme, istikrar, tutumluluk, temel ihtiyaçları azaltma, kavrayış, hareket ve nefes alma kolaylığı, iyi renk, sağlık, neşe ve ölümsüzlük.” (s. 19)

Tyanalı Apollonios, (Çev. C. Cengiz Çevik), Mektuplar, İstanbul, 2021. 

Yenilem Proje Danışmanlık Ticaret A.Ş. © 2024. Her Hakkı Saklıdır. Site: İkipixel

TAKİP EDİN