Serbest Cumhuriyet Fırkası...
AnasayfaMedyaKöşe Yazıları

Serbest Cumhuriyet Fırkası...

KAYDIRIN

< Geri dönün

SERBEST CUMHURİYET FIRKASI 

Milliyet Gazetesi, 30 Ekim 2021, s. 2. 

23 Nisan 1920 tarihinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde özellikle 1922 yılı Temmuz ayında Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlık süresinin üçüncü defa uzatılması ile ilgili görüşmeler sırasında muhalif bir grup oluşur. 1922 ve 1923 yılları içinde etkin olan ve II. Grup olarak isimlendirilen bu muhalefet grubu, 8 Nisan 1923 günü yapılan seçimler sonucu parlamento dışı kalıp etkinliğini kaybeder.

29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilan edilmesinden kısa bir süre sonra Mustafa Kemal Paşa, meclis içindeki tek parti görüşünden rahatsızlık duymaya, yapılan işler için farklı görüşler bildirecek etkin bir muhalefet grubunun cumhuriyet rejimi için şart olduğunu düşünmeye başlar, bu konuda bir arayış içine girer ve bu konudaki çalışmalarına hız verir. Zaman zaman bazı anlaşmazlıklar yaşasa da yakın çevresinde yer alan ve 22 Haziran 1919 Amasya Tamiminde imzaları bulunan Hüseyin Rauf Bey (Orbay), Ali Fuat (Cebesoy) ve Refet (Bele) paşalar ile söz konusu tamime katılan Kazım (Karabekir) Paşa’nın kurucu üye olacağı yeni bir parti kurulmasına karar verir.

17 Kasım 1924 günü söz konusu zevatın kurucu üye olduğu “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası” kurulur. Kısa bir süre içinde teşkilatlanan bu yeni parti ülke sathında ortaya çıkan olumsuzluklar ve Şeyh Sait İsyanı konusundaki sıkıntılar nedeniyle 5 Haziran 1925 günü kendini fesheder.

Beş yıl sonra ülkede demokrasinin gelişmesi için şart olan tek parti yönetimine son vermek amacıyla ikinci bir girişimde bulunulur. Bu konuyu daha sonraları hatıralarını yayınlayan Celal Bayar şu sözlerle açıklamaya çalışır; "Vatanseverlik bir faziletten ziyade bir vazifedir. Onun mükafatı memlekette gayrimeşru sultalar kurmak, vatandaşlardan farklı nüfuz elde etmek değildir” (s. 11). Aynı dönem konusunda bazı açıklamalar yapan Kılıç Ali Bey ise Serbest Fırka fikrinin nasıl doğduğunu şu sözlerle açıklamaktadır. “İnönü artık kabına sığamıyor, yapılan bütün işlerin ve başarıların kendi eseri olduğunu, Atatürk’ün eğlence ve sefahate daldığını, bütün devlet yükünü İnönü’nün omuzuna yüklediğini etrafa yayıyor, kendisini de feragat sahibi vatansever bir insan olarak tanıtıyordu. Atatürk, hiç şüphe yok, İsmet İnönü’nün bu haletiruhiyesini çoktan sezmişti… Atatürk, yeni bir partinin kurulmasını biraz da İnönü’nün hırsını dizginlemek için istiyordu.” (s. 10-11).

Bir Anadolu gezisi sonrası, Mustafa Kemal Paşa, giderek büyüyen şikâyetler ve oluşan muhalefetten, genel sekreter Rıza Soyak’a bu görüntüyü şöyle ifade etmektedir.

… bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içerisinde bunalıyorum. Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikâyet dinliyoruz. Her taraf derin bir yokluk, maddî manevî perişanlık içerisinde…

Kurtuluş Savaşı’nın üzerinden oldukça uzun bir zaman geçmiş, yapılan devrimler bir karşı grup oluşturmuş, potansiyel bir muhalefet teşekkül etmiştir. Her ne kadar bu muhalefet iktidar açısından fazla önemli olmasa da bu potansiyeli kullanacak bir kuruluşun oluşması onu önemli bir hale getirebilir. Bu nedenle, Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlı yeni bir parti kurulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu kez, yeni bir parti kurulması için Gazi Mustafa Kemal Paşa, Manastır’daki okul döneminden beri birlikte olduğu yakın arkadaşı olan, Cumhuriyet’in kuruluş döneminde Başbakanlık görevinde bulunan ve 1925 yılından beri Fransa’da büyükelçi olan Ali Fethi Bey’i çağırarak partinin kuruluşu için görevlendirir. Ali Fethi Bey’in yanı sıra yeni partinin kuruluşunda Atatürk’ün önermesiyle kız kardeşi Makbule Hanım, Reşit Galip, Kılıç Ali ve Nuri Conker’in yanı sıra Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılan bazı milletvekilleri görev alır. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Başbakan İsmet Paşa ve Cumhuriyet Halk Fırkası Umumi Kâtibi Saffet Bey’in katıldığı bir görüşme yaparlar. Çünkü Ali Fethi Bey, yeni kurulacak partiye mevcut yönetimin toleranslı bakması gerektiğini belirtmekte, sivil teşkilatların kurulacak parti üzerinde herhangi bir zorlama yapmasını istememekte, bunun için teminat verilmedikçe böyle bir parti kurmayacağını ifade etmektedir. Varılan anlaşma sonucu Ali Fethi Bey’in gazetelere bir mektup yazmasına, Mustafa Kemal Paşa’nın da bu mektuba yine gazetelerde yayınlanacak bir mesaj ile cevap vermesi kararlaştırılır.

11 Ağustos 1930 günü Ali Fethi Bey’in, Serbest Fırkanın kurulması amacıyla istediği izin mektubu gazetelerde yayınlanır. Ertesi gün ise Mustafa Kemal Paşa, üzerinde anlaşmaya vardıkları yazılı teminatın bir mektup halinde yayınlanmasını sağlar.

…Reisicumhur bulunduğum müddetçe reisicumhurluğun üzerime verdiği yüksek ve kanuni vazifeleri, hükümette olan ve olmayan fırkalara karşı adil şekilde ve tarafsız yapacağıma ve laik cumhuriyet esası dahilinde fırkanızın her nev’i siyasi faaliyet ve cereyanlarının bir engele uğramayacağına inanabilirsiniz.

Bu mektubun yayınlandığı 12 Ağustos 1930 günü Ali Fethi Bey, Serbest Fırka’nın kuruluş işlemlerin tamamlanması için İstanbul Valiliği’ne başvurur.

Kısa bir süre sonra yapılacak olan belediye seçimlerine katılmak için sıkı bir program hazırlanır ve yoğun bir çalışmaya başlanır. Ancak Cumhuriyet Halk Fırkası nın yerel teşkilatları bu yeni girişime karşı çıkarlar. İzmir, Antalya, Samsun gibi şehirlerde yeni partiye olan katılımlar nedeniyle olaylar çıkmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa’nın taahhüdüne rağmen özellikle İçişleri Bakanı Şükrü Kaya valilere baskı yaparak, belediye seçimlerine müdahale etmektedir. Oluşan büyük muhalefet hükümeti ve giderek Mustafa Kemal Paşa’yı ürkütür ve kuruluştan kısa süre sonra ismine “Cumhuriyet” kelimesini ekleyen Serbest Cumhuriyet Fırkası, Ali Fethi Bey’in 17 Kasım 1930 tarihli başvurusu üzerine kuruluşundan doksan yedi gün sonra faaliyetine son verir.

Cumhuriyet döneminin ilk iki partisi üzerinde çok sayıda kitap ve inceleme yayınlanmıştır. Buna karşın toplumun büyük bir bölümü bu partilerin niçin kuruldukları ve niçin kapatıldıkları konusunda fikir sahibi olmasına rağmen yeteri kadar bilgi sahibi değildir.

Celal Bayar 1973 yılında Serbest Fırka anılarını yazmaya başladığı sırada, bu partinin kuruluşunda görev almış olan Burhanettin Onat ile Kılıç Ali’den bu konu ile ilgili hatıralarını kendisine iletmelerini ister. Her iki kişi de bu konudaki hatıralarını yazı ile kendisine iletir. Bayar, bu yazılardan bazı bölümleri hatıratında kullanır, ama bazı bölümlere yer vermez. Günümüzde Celal Bayar Arşivinde bulunan her iki hatırat ilginç detaylar içermektedir. Bayar’ın torunu Emine Gürsoy Naskali her iki anı ile Celal Bayar’ın bu konudaki hatıratını bir kitap haline getirir. Günümüz ve gelecek için ders alınması gereken olaylar içeren bu kitabın okunmasını öneririm...

Emine Gürsoy Naskali, Celal Bayar Arşivinden Serbest Fırka Anıları, İstanbul, 2015. 

Yenilem Proje Danışmanlık Ticaret A.Ş. © 2024. Her Hakkı Saklıdır. Site: İkipixel

TAKİP EDİN