Dillerini Korumayı Başarmış Türk Soyundan Bir Halk...
AnasayfaMedyaKöşe Yazıları

Dillerini Korumayı Başarmış Türk Soyundan Bir Halk...

KAYDIRIN

< Geri dönün

DİLLERİNİ KORUMAYI BAŞARMIŞ TÜRK SOYUNDAN BİR HALK 

Milliyet Gazetesi, 16 Nisan 2022, s. 2.

Mihail Gorbaçov, 1985 yılında Sovyetler Birliği genel sekreteri seçilir. Kısa bir süre sonra “Perestroyka / Yeniden Yapılandırma” ve “Glastnost / Açıklık” politikalarını uygulamaya başlar. Ancak devletin elindeki veriler ile gerçek birbirinden çok farklıdır. Kısa bir süre sonra bu çalışmaların istenen sonuca ulaşmasının mümkün olmadığı görülür ama artık çok geçtir ve bu yolun geriye dönüşü yoktur. Sovyetler Birliği 29 Aralık 1991 günü dağılır, Birliği oluşturan 15 sosyalist cumhuriyet bağımsızlıklarını ilan ederek Rusya Federasyonu’nu oluştururlar.

Gagavuzya Cumhuriyeti

Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan eden bu devletleri kendisinden toprak talep eden Ermenistan hariç hiçbir ayrım yapmaksızın tanır ve diplomatik ilişkiler kurmaya, büyükelçilikler açmaya başlar. 33 bin 864 km2’lik küçük bir ülke olan Moldava’nın Karadeniz’e kıyısı yoktur, deniz ile irtibatını Tuna Nehri üzerinde yeni kurulan bir liman vasıtasıyla sağlar. Ülke genelinde doğal kaynaklar yetersiz, ekonomisi büyük oranda Rusya’ya bağımlıdır. İhraç ürünleri hemen hemen elektrikli makine ve cihazlar, yağlı tohumlar, taze meyve ve sebze, alkollü içkiler, hububat ile sınırlıdır. Ülkemiz ile büyük bir ticaret hacmine sahip olmamasına rağmen Moldova bizim için önemli bir ülkedir. Yaklaşık 4.3 milyon olan nüfusunun 160 bin kadarını Ortodoks inancına sahip Gagavuz Türkleri oluşturmaktadır. Sovyetler Birliği’nde Prestroyka-Glastnost uygulamaları devam ederken 19 Ağustos 1990 günü bağımsızlığını ilan ederek, kendini Gagavuzya Cumhuriyeti olarak tanıtan bu topluluk, 23 Aralık 1994 günü barışçıl bir şekilde Moldova’ya katılır. Bu tarihten itibaren Gagavuzya Otonom Bölgesi Moldova Cumhuriyeti içinde varlığını sürdürmektedir.

Kişinev’de Başkonsolos

1992 yılı yaz başında, Ender Arat, Bonn Büyükelçiliği’nde müsteşar olarak görev yapmaktayken Dışişleri Bakanlığı’ndan “Kişinev’e başkonsolos olarak gitmek ister misin?” önerisiyle karşılaşır. Uzun bir süredir yeni görev bekleyen Arat, kısa süre içinde Kişinev başkonsolosu olarak atanır. Ancak kendisinin ne Kişinev ne de Moldova hakkında yeteri kadar bilgisi yoktur. Sıkı bir çalışma içine girer ve ülkenin etnik yapısının oldukça karmaşık olduğunu öğrenir. Ülkede yaşayanların %64,5’u Moldovan, %13,8’i Ukraynalı, %13’ü Rus, %3,5’u Gagavuz, %2’si Bulgar, %1,5’u Musevi, %1,7’si Alman, Polonyalı ve Çingene’dir. Resmi dil Latin harfleriyle yazılan Romence olmakla birlikte, günlük hayatta Rusça konuşulmaktadır.

Moldova

Günümüz Moldova Cumhuriyeti’nin büyük bir bölümü XIV. yüzyıldan 1812 yılına kadar Boğdan Prensliği’nin bir parçasıdır. Boğdan 1812 yılından itibaren o güne kadar bağlı olduğu Osmanlı İmparatorluğu tarafından Rusya’ya terk edilir ve Besarabya adıyla anılmaya başlanır. Bir bölümü üç yıl sonra Eflak ile birleşerek Romanya’yı oluşturur. 1878’de bölgede yeniden Rus hâkimiyeti kurulur. 1917 Rus Devrimi sırasında Moldova Demokratik Cumhuriyeti adıyla bir devlet kurulur ve kısa süre sonra Romanya ile birleşirse de Rusya bu birleşmeye itiraz eder. 1940 yılında Rusya ile Almanya arasında yapılan antlaşma sonrası Besarabya Rusya’ya ilhak edilir. Dört yüz yılı aşkın bir süre Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olarak varlığını sürdüren Boğdan’ın, Türkiye ile çok eskilere uzanan bir bağlantısı vardır. Günümüzde Moldova’nın doğusunda, Ukrayna ile sınır oluşturan küçük bir bölgesi ayrılıkçı Transdinyester hükûmetinin fiili kontrolü altındadır.

Gagavuz Türkleri

Moldova’nın güneyinde Bucak adıyla anılan bölgede uzun yıllardır yaşayan Gagavuzlar, dillerini korumayı başarmış Türk soyundan bir halktır. Rusya’da Çuvaşlar, Hakaslar, Yakutlar, Dolganlar, Karagaslar gibi çok sayıda Hristiyan etnik gruplar yaşamasına karşın, Gagavuzlar Avrupa’da yaşayan, Türkiye Türkçesi’ne yakın bir Türkçe konuşan tek Hristiyan Türk topluluğudur. Çeşitli asimilasyon politikalarına rağmen Türkçelerini ve Orta Asya’dan kaynaklanan Türklere özgü örf ve adetlerini korumaktadırlar.

Ender Arat, arkadaşı Bozkurt Aran ile 24 Eylül 1991 günü Moldova’ya doğru arabayla yola çıkar, yolda yapılan konaklamalar sonrası 29 Eylül 1991 günü Kişinev’e varırlar ve Codru Oteli’ne yerleşirler. Ertesi gün ilk işleri bir Gagavuz Türkü olan Gazeteci Todor Zanet ile buluşmak olur. Bundan böyle otelin bir süiti ile bir odası uzunca bir müddet Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu olarak kullanılacaktır. Uzun aramalardan, yasal izinlerden sonra 1994 yılı Şubat ayı başında geçici bina kullanılmaya başlanır. Yaklaşık iki buçuk yıllık otel sıkıntısı bitmiştir. Kişinev’deki yoğun çalışma Ender Arat’ın Gagavuzların sarsılmaz dostluğunu kazanmasına vesile olur.

Hamdullah Suphi Tanrıöver

Bir hafta sonu Gagavuz Resimciler Birliği Başkanı Dimitri Ayoğlu ile Komrat’ta dolaşırken beraberlerinde bulunan bir kişi “Gelin, Mihail Arabacı’nın atölyesine gidelim,” der. Hep birlikte bir ressam olan Arabacı’nın atölyesine giderler. Kapıdan girince duvarda asılı sararmış bir gazete sayfasındaki bıyıklı bir adamın fotoğrafı Ender Bey’in dikkatini çeker. “Kim bu?” diye sorar. “Tanımadınız mı? Hamdullah Suphi Tanrıöver, bizim bubamız” cevabı ile karşılaşır.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, sahip olduğu pek çok vasfın yanı sıra Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında TBMM’de yaptığı coşkulu konuşmaları nedeniyle “Milli Hatip” olarak tanınmaktadır. Uzun süreli milletvekilliğinin yanı sıra iki kere de Milli Eğitim Bakanlığı yapar. 25 Mayıs 1931 günü Bükreş’e elçi olarak atanır. 1944 yılına kadar, on üç yıl süren bu görevi sırasında Gagavuz toplumuna sahip çıkar, geçmişlerini ve kültürlerini araştırır. İçlerinden seçilen çok sayıda gencin Türkiye’de yüksek eğitim görmesini sağlar. Görev yaptığı tarihin üzerinden elli yılı aşkın zaman geçse de Gagavuzlar onu içlerinde yaşatmaya devam etmektedirler.

Ay-Boba Mikhail

Gagavuzlar için önemli insanlardan biri de “Ay-Boba Mikhail Çakır”dır. Gagavuzlar, başpapazlarına Aybaba demektedirler. Eğitimci, Yazar, Şair ve Tarihçi Aybaba Mikhail Çakır, Gagavuzların Türk boyu olduğunu bilimsel olarak ortaya koyan araştırmalar yapar. Yaptığı çalışmalar ile Gagavuz toplumuna bilinç aşılar ve Gagavuzların tam bağımsız olmalarını sağlayamasa da onlara yok olma aşamasından kurtulmaları ve küçük bir devlet kurarak varlıklarının devam ettirebilmeleri için katkıda bulunur.

Başkonsolos olarak başladığı Kişinev’den dâimi maslahatgüzar unvanıyla ayrılan Ender Arat, kısa bir süre sonra Moldova’yı ziyareti sırasında tanıştığı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel kalem müdürü olur. 1998 yılında Budapeşte’ye büyükelçi olarak atanan yazar daha sonra 2007-2011 yılları arasında Madrid büyükelçiliği görevinde bulunur.

Ender Arat gibi ülkemizi yurt dışında temsil eden çok sayıda büyükelçimizin gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaşadığı olayları bize aktarması ve tarihe not bırakması övünülecek bir tutumdur. Çoğunu az kişinin bildiği ve tarihin karanlık bölümlerinde kalan bilgilerin bu şekilde bilinir olması sevindirici bir çabadır. Sayın Arat’ı yaptığı başarılı çalışmalar ve ortaya koyduğu eserler için kutlar, benzerlerinin devamını dilerim...

Yenilem Proje Danışmanlık Ticaret A.Ş. © 2024. Her Hakkı Saklıdır. Site: İkipixel

TAKİP EDİN