Site Tasarım: Savaş Çekiç Uygulama: İkipixel

Bu sitede bulunan resimler ve dökümanlar M. Sinan Genim'e aittir ve izinsiz kullanılamazlar. Ancak gerekli izin alındıktan sonra ve kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.

Yayımlar / Bildiriler

VANİKÖY CAMİİ

 

Çengelköy ile Kandilli arasında küçük bir yerleşme olan Vaniköy, erken dönemlerde Lykadion koyu olarak tanınmaktadır [Dionysios 2010, 83]. Bu bölge denize paralel olan tepelerin oluşturduğu dik yamaç nedeniyle, dar bir kıyı şeridine sahiptir. H. 991/1584 tarihli Mevacip Defterleri’nde zikredilen has bahçeler arasında adı geçen Kandilli Bahçesi’nin büyük bir bölümünü güneye bakan, sert rüzgarlardan korunaklı, tepelere kadar uzanan bu alan oluşturmaktadır [Erdoğan 1958, 177-178]. Evliya Çelebi, Kandilli Bahçesi’nin Sultan III. Murad’ın [1574-1595] oluşturduğunu söyler [Evliya 2003, 427]. Mimar Sinan yapılarını bildiren, her üç yazmada da [Tezkiret ül-Bünyan, Tezkiret ül-Ebniye ve Tuhfet ül-Mi’marin] Sinan’ın Kandilli Sarayı’nda bazı yapılar yaptığı kayıtlıdır [Kuran 1986, 378]. Sultan IV. Murad’ın [1623-1640] bu bahçeyi sık sık ziyaret ettiği ve yaz aylarında burada kaldığı da bilinmektedir.

 

Sultan IV. Mehmed [1648-1687] döneminde şehzadelere hocalık eden Vâni Mehmed Efendi’ye padişah bu bölgede büyük bir toprak ve koruluk bağışlar. Vâni Mehmed Efendi buradaki eski bostancılar mescidini onarır, bir medrese ve imaretle cemaatine mensup kişiler için çok sayıda yapı yaptırır. Bundan böyle, daha önce hemen hemen hiçbir iskânın bulunmadığı bu alan yüz yıllar boyunca Vaniköy adıyla anılacaktır. İkinci Viyana Kuşatması [1683] sırasında ordu şeyhi olarak sefere katılan Vâni Mehmed Efendi, seferin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine gözden düşer ve Bursa’nın Kestel Köyü’ne sürgün gönderilir, iki yıl sonra 1685’de sürgünde vefat eder. Mevlevî semalarına, Bektaşî ayinlerine ve içki ticaretine karşı olan Vâni Mehmed Efendi’nin dönemin muhafazakarları içinde yer aldığı söylenir.

 

Sultan I. Mahmud’un [1730-1754] bu semti sevdiği, Sadrazam Divitkar Mehmed Paşa eliyle önce camiyi onarttığı, daha sonra özellikle yaz aylarında saray hekimbaşısıyla, Şeyhülislam Hayatizade Mehmed Emin Efendi’nin bölgeye yerleşmesine ön ayak olarak Vaniköy’ün tekrar canlanmasını sağladığı bilinir. Bu arada camiye bir de hünkâr mahfili eklenir. Zaman içinde çok sayıda onarım geçiren yapının plan şeması değişmeden günümüze ulaşır. Kıble duvarına paralel uzanan dikdörtgen şeklindeki yapıya, sağ yanında bulunan ahşap direklerle taşınan ve ana çatının devamı olan açık bir bölümden girilmektedir. Denize sağır olan bu bölüm kâgir bir duvarla kapalıdır. Duvarın gerisinde ise camii beden duvarlarından müstakil konumdaki kâgir minare yer almaktadır. Girişin solunda müezzin mahfili onun üzerinde de kadınlar mahfili bulunmaktadır. Her üç cephesinden ışık alan caminin içi çok aydınlık ve ferahtır. İki kat yüksekliğindeki mihrabın sağında ve solunda ikişerli dizi halinde sekiz pencere bulunur. Aynı düzen caminin denize bakan cephesinde de tekrarlanır. Caminin kuzey cephesi boyunca devam eden hünkâr mahfilinin, deniz cephesinde iki ahşap ayakla desteklenen büyük bir çıkması vardır. 1970’li yılların başına kadar hemen önünde yer alan Vaniköy Vapur İskelesi nedeniyle daha hareketli olan cami ve çevresi günümüzde terk edilmiş bir görüntü içermektedir. Cami ve hünkâr mahfilinin acilen onarıma ihtiyacı vardır. Boğaziçi’nin en az iskânına sahip olan Vaniköy’de geçmişi XVII. yüzyıl ortalarına uzanan böylesi bir kültür varlığının bulunması büyük bir şanstır. Yolun kara tarafında çok az sayıda ikametgahın bulunduğu yerleşmenin esas iskân alanı yalılarla kaplı sahil kesimidir. Otopark olarak kullanılacak hiçbir alanı bulunmayan, kaldırımları dar ve yürümeye elverişli olmayan Vaniköy’de kamuya açık herhangi bir alan bulunmamaktadır. En yakın kamuya açık alan beş yüz metre mesafedeki, elektrik idaresi deniz yönündeki açık alandır. Burada bulunan park özellikle bahar ve yaz aylarında yoğun bir kullanımla karşı karşıya kalmakta ve devamlı bakım ve onarım istemektedir. Bu park ve kamuya açık alanla Vaniköy Camii arasında yürümeye elverişli ve emniyetli geniş bir kaldırım/yürüme yolu yapıldığı taktirde caminin cemaatinin veya bu yapıyı ziyaret ederek farkına varanların sayısı artacaktır. Sayıları giderek azalan ahşap çatılı camilerimizin en güzel örneklerinden biri olan ve geçmişi yüzyıllar ötesine ulaşan Vaniköy Camisi’nin, geleceğe intikali için acilen tedbir alınması gerekmektedir.